Güneş deriyi yaşlandırıyor

Güneş deriyi yaşlandırıyor

Güneşin Cilde Zararları

 

Cildimizin en büyük düşmanlarının başında güneş geliyor. Güneşin uzun sürede ortaya çıkan en önemli etkisi ise derinin erken yaşlanması olarak karşımıza çıkıyor. 

Artık küresel ısınmanın etkisiyle mevsimlerin başlama ve bitiş zamanları, özellikleri değiştiğinden dolayı, yüksek sıcaklıkların etkisini de daha uzun süre yaşamaya başladık. Eskiden sadece yaz aylarına yönelik olarak güneşten korunmayla ilgili önerilerde bulunurken, artık bu önerileri yılın neredeyse 4 mevsimi yapmaya başladık.

gunesin_zararlari_25082014_1

Güneşin içimizi ısıttığı bugünlerde güzel bir ciltten bahsederken, ne yazık ki cildimizin en büyük düşmanlarının başında, özellikle foto yaşlanmada belirgin rol oynayan güneş geliyor ve güneş yazın yaşanabilecek pek çok dermatolojik hastalığın da sebebi olarak karşımıza çıkıyor. Yapılan araştırmalara göre, güneşin etkili olduğu aylarda ülkemizde en sık rastlanılan sağlık sorunlarının başında cilt hastalıkları geliyor. Derinin güneşe sık maruz kalan yerlerinde; güneş yanıkları, çiller, farklı renkte lekeler, deride sertleşme ve kalınlaşmalar olabiliyor. Güneşin uzun sürede ortaya çıkan en önemli etkisi ise derinin erken yaşlanması olarak karşımıza çıkıyor. Artık 25-30 yaşlarındaki insanların bile derilerindeki erken yaşlanmanın etkilerini görebiliyoruz.

Özellikle de yaz mevsiminde, sonbahara girdiğimiz şu günlerde tatil yörelerinde insanlar hala günün önemli bir kısmını güneşlenerek ya da güneşe maruz kalarak geçiriyor. Uzakdoğulular her ne kadar beyaz tenlerini korumak için güneşli günlerde şemsiye kullanarak dolaşmaya özen gösterseler de, Akdeniz ülkelerinde hala ‘bronz ten’ geçirliliğini koruyor. Günümüzde hala birçok insan, bronz bir tene sahip olmanın sağlık göstergesi olduğunu düşünüyor. Ama güneş ışınlarının dik geldiği günlerde, zamanın önemli bir bölümünü güneşlenerek, bronzluk uğruna geçirmek güneş yanıklarına neden oluyor. Işınların dik geldiği anlarda güneş yanıkları 2-4 saatte ortaya çıkıyor. Vücutta oluşan güneş yanığında, önce deri bütün olarak kızarıyor, sonra içi sıvı dolu sivilce gibi küçük kabarıklıklar meydana geliyor. Bu sırada deri sıcak ve hassas oluyor. Yanık ilerledikçe derinin daha alt tabakalarında bulunan sinirlerin uçları da etkilenmeye başlıyor ve şiddetli ağrılar ortaya çıkıyor. Güneş yanığında derinin soğutulması ilk önce yapılacak işlemdir. Bunun dışında soğuk suyla ıslatılmış bir havlu yardımıyla kompres uygulanması, ağrı kesici ve ateş düşürücülerin verilmesi, tüm vücudun soğutulduktan sonra yağlanarak derinin nemini koruması da önemli oluyor. Eğer yanık yerlerde kaşıntı varsa bunu azaltmaya yarayan, alerji yapmayan ve içeriğinde alkol bulunmayan kremlerin uygulanması gerekiyor. Yaz aylarında güneş yanığı nedeniyle derinin bazı yerleri su toplayabilir. Bunları patlatmaya çalışmak doğru değildir, ama patlayanların da enfeksiyonla daha da kötü bir hale gelmemesi için önlemler alınması gereklidir.

30 KORUMA FAKTÖRLÜ KREM YETERLİDİR

Birçok kişi hala güneşin zararlı etkilerini umursamıyor. Bu zararların vücutlarında ne gibi olumsuzluklara yol açacağı hakkında bilgi sahibi olmadığından dolayı, birtakım düşük koruma faktörlü ürünlerle güneşin zararlarından korunmaya çalışıyor. Oysa hem kısa vadede hem de uzun vadede ciltte sorunlar ortaya çıkıyor. Korumayı bir tarafa bırakalım, lekeler, deride yaşlanma, ciltte kalınlaşma, deri yanıkları oluşuyor. Bazen de insanlar sadece sağlıklı görünmek, giydikleri kıyafetler içinde bronz bir ten oluşması amacıyla, hiçbir koruyucu özelliği olmayan çeşitli yağlar sürebiliyor.

gunesin_zararlari_25082014_2

Bunun sonucunda da güneşe bağlı istenmeyen bazı lekeler ortaya çıkıyor. Halihazırda güneş koruyucular jel, köpük, krem, losyon sprey gibi çeşitli şekillerde üretiliyor. Bunları kimyasal ve fiziksel olmak üzere iki grupta incelemek mümkün. Kimyasal güneş koruyucular, içerisinde bir veya daha fazla kimyasal madde barındıran ürünlerdir. Güneşten gelen UV ışınlarının yüzde 95’inden fazlasını emerek, ışık enerjisini zararsız hale getirirler. Fiziksel güneş koruyucular ise, UV ışınlarını dağıtma ve yansıtma yoluyla zararlarını en az hale getiren ürünlerin adıdır. Çocukların ve gebelerin daha hassa olan ciltlerini koruyabilmek amacıyla; UV ışınlarını dağıtarak, yansıtan ve böylece zararlarını en aza indiren ürünlerin kullanılması doğrudur. Güneşten koruyucular söz konusu olduğunda, sürekli bahsedilen ve ürünün etkinliğini sayısal olarak değerlendirmeye yarayan rakamı ifade eden SPF (Sun Protect Factor) numarası, sağlanacak korumada önemlidir. SPF ifadesi genel anlamda, güneş ışınlarının yakma etkisini ve kullanılan koruyucunun güneşin zararlı etkilerini ne kadar bloke ettiğini gösteren bir güvenlik faktörüdür. İkiden 60’a kadar koruyucu faktörü olan kremler bulunuyorsa da, koruma faktörü 30 olan kremlerin kullanılması daha çok önerdiğimiz birşeydir.

Özet
Güneşin Cilde Zararları
Yazı başlığı
Güneşin Cilde Zararları
Açıklama
Bol Güneş Derİyi Erken Yaşlandırıyor. Dikkat Etmeniz Gerekenler ve Cerrahi Tavsiyeler İçin Nurisoysal.com'u Ziyaret Edin.
Yazar
nurisoysal.com