Güneşten korunun!

Güneşten korunun!

Güneş En Çok Kimlere Zarar Verir?

Beyaz-açık renk tenli, mavi veya yeşil gözlü, sarı-kızıl saçlı,  çabuk kızaran ve yanan, dışarıda çalışan ve spor yapanlar güneşe dikkat!

Çoğumuzun vücudunda çeşitli bölgelerde ve birbirinden farklı büyüklüklerde benler ya doğuştan beri oluyor ya da sonradan ortaya çıkıyor. Son 20 yılda ozon tabakasındaki delinmeyle güneşin zararlı ışınlarına daha çok maruz kaldığımızdan dolayı, vücudumuzdaki benlerin kanseri dönüşme ihtimali de artıyor. Bu nedenle benleri, hekim kontrolünde belirli aralıklarla kontrol ettirmekte fayda var. Ancak hangi benin ameliyat edileceği, hangisinin ameliyat edilmeyeceği konusunda en doğru kararı yine hekimlerin vereceğini de ifade etmemiz gerekiyor. Güneşin zararlı etkilerinden özellikle beyaz-açık renk tenli, mavi veya yeşil gözlü, sarı-kızıl saçlı, güneşte çok çabuk kızaran ve yanan, sürekli dışarıda çalışan ve dışarıda spor yapan kişiler daha çok etkileniyor. Bu nedenle bu cilt yapısına sahip kişilerin bilinçli bir şekilde, güneşin zararlı etkilerinden kendilerini daha çok korumaları önem taşıyor.

gunesin_zararlari_28072014_1

Gerek kadınlar gerekse erkekler vücutlarındaki benleri hem kansere dönüşme ihtimali varsa aldırıyor, hem de benlerin çıktığı yerlerin günlük yaşamı zorlaştırması nedeniyle ameliyatla alınmasını istiyor. Bazı benlerin bulunduğu yer itibarıyla, sağlık açısından sakınca yaratmaması amacıyla gerçekten de cerrahi olarak çıkarılması gerekiyor. Örneğin erkekler tıraş olduklarından dolayı ensede, favorilerde, boyunda, çene altında, dudak kenarında, üstünde, kısacası yüz bölgesinde bulunan benlerin çıkarılması; bu bölgelerde oluşacak kanamaları, yaralanmaları da ortadan kaldırıyor.

Erkekler her gün tıraş olma zorunluluğu nedeniyle bu benleri sık sık kanattıklarından yakınarak ameliyat olmak istediklerini belirtiyor. Benler uygun cerrahi yöntemle çıkarıldıktan sonra patoloji laboratuarına gönderilip kanserli bir doku olup olmadığına mutlaka bakılıyor. Benlerin cerrahi olarak çıkarılması sırasında benin büyüklüğüne ve derinliğine göre, hiç dikiş kullanılmadığı gibi, bazen küçük birkaç dikiş atılması gerekebiliyor. Bu dikişler eriyen dikiş materyallerinden yapıldığından dolayı da ben ameliyatından sonra alınmalarına gerek kalmıyor.

Benin alındığı bölgeye bandaj uygulaması yapılarak düzenli aralıklarla hekim tarafından pansuman yapılıyor. Ameliyattan sonra benin olduğu bölgeyi travmatize edecek davranışlardan kaçınmak gerekiyor. Yani yara bölgesinde kanamaya, iltihaba neden olacak basınçlar yaratmamak gerekiyor. Örneğin sırttaki bir ben alındıysa, ağır bir sırt çantası taşıyarak benin bulunduğu yere baskı yaratıp yarayı travmatize etmekten kaçınmak önem taşıyor. Bandaj uygulandığından dolayı banyo yapılmasında sakınca bulunmuyor. Bölgede iz kalmaması için hekimin önerdiği bazı ürünlerin düzenli kullanılmasında da fayda var.

Bazı kişilerin vücudunda normalde olması gerekenden daha fazla sayıda ben bulunuyor. Bu kişilerin her yıl en bir kez düzenli olarak hekime başvurup benlerin yapısının incelenmesini istemesi gerekiyor. Benlerin sayıca artmasının önüne geçebilmek için mutlaka güneş koruyucu krem kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Benlerin şeklinin asimetrik olması, renklerinin mavi, beyaz, siyah gibi farklılıklar göstermesi, ayak tabanı, avuc içi gibi bölgelerde yerleşmesi, mevcut bende kanama, hızlı büyüme ve üzerinde ülser meydana gelmesi gibi durumlarda mutlaka hekime başvurarak incelenmesi önem taşıyor. Şüphe uyandıran benlerin dermatoskop olarak adlandırılan ve derinin yüzeyel tabakasını büyüterek görüntülemeye yarayan bir cihazla incelenmesi gerekiyor. Bunun dışında kişinin “Video dermatoskop” kullanılarak ben haritasının elde edilmesi mümkündür. Bu sayede şüphe uyandıran benlerin çıkartılması mümkün olabileceği gibi, sonrasında daha ayrıntılı incelemeler yapılabilir.

EN ÇOK AÇIK TENLİLER GÜNEŞTEN ZARAR GÖRÜYOR

Güneşten gelen zararlı ışınlar vücuttaki benlerin sayıca artmasına yol açmanın yanısıra, bu dokuların kanserleşmesine de zemin hazırlıyor. Bu nedenle içinde bulunduğumuz yaz döneminde güneşten etkili bir şekilde korunmamızda fayda var. Güneşten gelen ultraviyole ışını (UV) dalga boylarına göre UVA, UVB ve UVC olarak 3’e ayrılıyor. UV ışınları sabah saat 10.00 ile öğleden sonra 16.00 arasında en güçlü şekilde yeryüzüne ulaşıyor. Ozon tabakasının kalınlığı her yerde aynı olmadığı gibi, gün içinde güneş ışınına maruz kalınan saat de UV ışınlarının yoğunluğunu etkiliyor. Yapılan araştırmalara göre, ozon tabakasında yüzde 1 oranındaki bir incelme bile, en çok korkulan deri kanseri olan melanomaya bağlı ölümleri yüzde 1-2 oranında artırıyor. Bu ışınlardan UVB pencere camından geçmezken, UVA ışını pencere camından bile geçebiliyor, bu yüzden de pencerenin arkasında bile güneşin istenmeyen etkilerine maruz kalabiliyoruz. Güneş ışınları derimizde güneş yanığı, güneş alerjisi, deri yaşlanması, kırışıklıklar, sarkmalar, damar genişlemeleri, kahverengi lekeler, iyi huylu tümörler ve deri kanserlerine yol açabiliyor. Güneş ışınları derideki bağışıklık sistemini de baskılayarak, uçuk gibi enfeksiyonlara neden oluyor.

gunesin_zararlari_28072014_2GÜNEŞ KORUYUCUNUN RAF ÖMRÜ 3 YIL

Tatile gidenlerin bize en sık sordukları bir diğer soru da, kullanılacak güneş koruyucunun miktarıdır. Güneş koruyucu bol bol sürülmek yerine yeterli miktarda derinin tüm yüzeyini kaplayacak şekilde uygulanmalı, kollar, bacaklar, sırt, dekolte bölgesinin yanısıra, boyun, kulak üstleri, dudaklar ve erkeklerde saçsız kafa derisine de uygulanmalıdır. Güneş koruyucuları tatil döneminde bitiremeyenler gelecek yıl da kullanmak üzere bu ürünleri saklıyor. Ancak bu ürünlerin raf ömürleri yaklaşık 3 yıldır. Son kullanım tarihini aşmış veya 3 yılı aşkındır kullanılan güneşten koruyucular etkili korunma sağlamayabilir. Güneşten koruyucu kremlerin direkt sıcağa maruz bırakılmaları ve güneş altında kalmaları da etkinliklerini azaltır. Cildimiz yaşla birlikte yıpranıyor, çevresel koşullar da eklenince bu yıpranmanın derecesi de artıyor. Bronzlaşmak deriyi güneş yanıklarından koruyor, ancak tam tersine deri yaşlanması ve deri kanserleri için zemin hazırlıyor. Biz artık sağlıklı bronzlaşmak diye bir durumun sözkonusu olmadığını biliyoruz. Bronzlaşmak deri yaşlanmasını peşin olarak kabullenmek ve deri kanseri riskini göze almak anlamına geliyor.

Özet
Güneş En Çok Kimlere Zarar Verir?
Yazı başlığı
Güneş En Çok Kimlere Zarar Verir?
Açıklama
Güneş En Çok Kimlere Zarar verir? Dikkat Etmeniz Gerekenler ve Cerrahi Tavsiyeler İçin Nurisoysal.com'u Ziyaret Edin.
Yazar
nurisoysal.com