Yazın ameliyatsız estetik

Yazın ameliyatsız estetik

Yazın Ameliyatsız Estetik

 

Yaz aylarında kadınların estetikte daha çok ameliyatsız güzelliği tercih ettikleri bir gerçek. Botoksu ise mevsimsiz güzellik aracı olarak görüyoruz.

ameliyatsiz_estetik_30062014_1

Yazın güneş ışınlarının daha dik gelmesi, estetikte ameliyatsız güzelliğin tercih edilmesine neden oluyor. Yaz gelince kadınlar yüz bölgesine yapılan ameliyatlara daha soğuk bakıyor. Öğle arası işlemler neyse onu tercih ediyorlar. Biz de yazın yüz ameliyatlarını olabildiği kadar az yapıyoruz. Botoksu ise mevsimsiz güzellik aracı olarak görüyoruz. Çünkü botoksu her mevsimde uygularken, en sık talep edilen işlem olduğunu da söylememiz gerekiyor.

Yazın güneşin etkisiyle hem şehir içindeki günlük aktivitelerimizde hem de tatilde deniz kenarında daha çok kaşlarımızı çatıyoruz. Bu da gözlerimizi daha çok kısmamıza neden oluyor. Kaşlarımızı çatarak gözlerimizi kısmamız da o bölgelerde kırışıklıkların oluşmasına yol açıyor. Bunun dışında belirgin çizgileri olan insanlarda, güneşin etkisini göstermesiyle ince beyaz çizgiler ortaya çıkıyor.

BU ASİT GÜZELLEŞTİRİYOR

Dolgular genellikle ayak üstü ve muayenehane ortamında yapılan işlemler olarak tercih edilmektedir. Bunların başında “hyerulonik asit dolguları” gelmektedir. Hem uygulama kolaylığı açısından hem de etkisinin somut olarak görülebilmesi anlamında dolgular birçok kişinin tercihi olmaktadır. Bu araçların en önemli tercih edilmelerinin sebebi de çok kolay elde edilip kolay uygulanabilir olması, alerji potansiyelinin de çok düşük olmasıdır. Hyerulonik asit çok çeşitli konsantrasyonlarda ve her deri yapısına özel olarak kullanılıyor. Yüzün değişik bölgelerinde değişik dolguları tercih ediyoruz.

Dolgu maddelerini, daha derin kırışıklıklarda yoğun olarak kullanıyoruz. İçinde sentetik madde de olan dolgular var. Sentetik maddeleri her ne kadar çok tercih etmesek de derinin derin seviyelerinde kullanmaktayız. Sentetik olanların kalıcılığı daha uzundur. Bu nedenle derin dolguları bu çeşit alerji yapma şansı az olan, uzun kalıcılığı olan dolgularla yapabiliyoruz.

DOLGULARLA YAPILAN ESTETİKTE SEÇENEK ÇOK

Hyerulonik asit ve sentetik dolguların dışında değişik dolgu maddelerini de kullanıyoruz. Bunlar da ameliyatta kullanılan iplik hammaddeleridir ve kalıcılığı uzun olabilmektedir. Çevre dokuyla uyumunu her zaman farklılık göstermekle birlikte, kişinin dokusunun bu yapılara tepkisiyle de kalıcılığı değişmektedir. Vücut bu dokuların etrafında doku oluşturuyor. Ancak her vücutta bu doku oluşturma potansiyeli farklıdır. Bazı insanlarda yeterli bazılarında gereğinden fazla doku oluşabiliyor. Bunları düşünerek enjeksiyon yapmak gerekiyor. Yağ enjeksiyonları muayenehane ortamında yapılır, ameliyathanede yapılabilecek olanlar da vardır. Yağ enjeksiyonları, vücudun herhangi bir yerinden yağ alınarak yapılır, daha sağlıklı ve uzun ömürlüdür. Belirgin oranda ameliyathane şartlarında yapılması gereken işlemlerdir. Vücuttan enjeksiyonla alınan bu yağlar, yüzün değişik bölgelerine konuluyor. Elmacık kemikleri başta olmak üzere, dudak ve yanak arasındaki kalın çizgilere, alın dikey çizgilerine yağ enjeksiyonu yapılıyor. Ayrıca çeneye ve dudak bölgesine de yağ enjeksiyonu uyguluyoruz. Bazen bu yağın bir kısmını özel şartlarda saklıyoruz, belli miktarını ise daha sonre tekrar kullanabilmemiz sözkonusu olabiliyor. Laboratuvar ortamında hastanın kendi deri dokusundan örnek alıp, bunu hyerulonik asit ile karıştırıp yüzün değişik hatlarını doldurmamız da mümkün. Bu şekilde bölgeden alınan dokular yardımıyla bir çeşitli kök hücre nakli yapılması sözkonusu. Böylece kalıcılığı ve yerleştirildiği bölgenin dokusuyla daha uyumlu bir doku oluşturabiliyoruz.

CİLDİNİZ İÇİN BUNLARI MUTLAKA YAPIN

Yaz mevsiminde güneşin zararlı ışınlarının etkisiyle, havuz ve deniz mevsiminin de başlamasıyla cildin korunmasına dikkat etmek gerekiyor. Ameliyatsız estetikleri yaptıktan sonra cilde bir işlem uygulandığından korunması daha da önem taşıyor. Bizim cildin korunmasında olmazsa olmaz olarak gördüğümüz bazı önerilerimiz var. Bunları sadece yazın ya da estetik işlemler uygulandıktan sonra değil, her zaman uygulamakta fayda var. Korumadan güzelliğin devam ettirilmesi mümkün olamayacağından bir kenara not etmek önemli. Bu yararlı önerleri şöyle sırayabiliriz:

ameliyatsiz_estetik_30062014_2Cilde özel öneriler:

Öncelikle cilt yapınızı iyi tanıyın. Hangi tipte olduğunu belirlemek için bir cilt hastalıkları uzmanına başvurun, kendisinden cildinizde kullanabileceğiniz en doğru ürünlerle ilgili bilgi alın. Mutlaka cildinize uygun bir temizleyiciyle cildinizi sabah ve akşam olmak üzere 2 defa yıkayın. Daha fazla yıkamak cildi kurutup tahriş edeceğinden önermiyoruz. Yazın dışarıda geçirilen zaman fazla olduğundan kadınlar genellikle makyajlarını silmeyi ihmal ediyor, ancak cildinizin sağlığına dikkat etmek istiyorsanız makyajlı olarak yatmamaya özen göstermelisiniz. Mineral içerikli, doğal makyaj ürünleri kullanmalısınız. Cildin en büyük dostu sudur. Günde 8-10 bardak su içmeye özen gösteriniz. Cildinize uygun bir nemlendirici kullanarak dış ortamdan koruyunuz. Cildinize uygun tedavi edici ürünleri düzenli kullanmaya özen göstermelisiniz. Bu ürünler leke açıcı, antiaging kremler, akneye karşı kullanılan kremler olabilir. Haftada bir veya iki defa cildiniz eğer kuruysa nem maskesi, yağlıysa kil maskesi kullanmanız cildinizi daha canlı ve genç bir hale getirecektir. Bunun dışında yaşınıza ve cilt yapınıza uygun bir göz çevresi ürününü de ihmal etmeyin. Sabahları evden çıkmadan önce uygun koruma faktörlü bir güneş ürününü, yüzünüze, boyun ve dekoltenize, kollarınıza, bacaklarınıza uygulayın. Yazın da kışın da sıcak suyla banyo yapmak yerine her zaman ılık suyla banyo yapmayı tercih edin. Çünkü sıcak suyla banyo yapmak cildin kuruyup tahriş olmasına yol açar. Cildinizi kesinlikle sıkmayınız, zaman zaman herkeste sivilce tarzı bazı sorunlar olabilir, ancak bunlardan kurtulmanın yolu cildinizi sıkmak, hırpalamak değildir. Düzenli aralıklarla cildinize peeling yapmanız da ölü deri hücrelerinin atılmasına yardımcı olacaktır. Cildin en büyük düşmanlarından biri de sigaradır. Bu nedenle sigaraya hiç başlamayın, içiyorsanız mutlaka bırakmanın yollarını arayın, sigara içilen ortamlarda bulunmamaya özen gösterin.